Kuzuların Sessizliği
Ne kadar yakışıklı.
O da benden hoşlanıyor mu acaba? Bakışlarından hoşlanıyormuş gibi…
Ne tuhaf! Lise aşkıma ne kadar da benziyor…
Birazdan şu büyük kapıdan içeri girecek ve hayat kaldığı yerden devam edecek…
Şimdi işin yoksa şu sapık profesöre asistanlık yap!
Hah işte, iti an, çomağı hazırla. Yine sarkıntılık yapacak, belli.
Bornozla gelmiş sınıfa Hannibal Lecter kılıklı herif!!!
Purefect’te de sırnaşmaktan bahsediyor bir de… Kesinlikle olmaz!
O çok narin… incinir… kırılır…
İzin veremem…
Eyvah! Geliyor işte…
Ne kadar da güzel bugün, yeşil ona çok yakışmış…
Birşeyler yapmalı, onu bu sapıktan korumalı…
delid demiş ki,
25/12/2009 3:38 pm
Bizi incitenlerin yaptıklarını unutmak için kendimize ördüğümüz duvarlar, kalkanlar inanılmaz… Halbuki, oluşturduğumuz bütün kişiliklerimiz inciniyor bu yaşananlardan, ne kadar duvar örersek örelim, ne kadar etkilenmemiş kabul edersek edelim, insanlara hangi yüzümüzü gösterirsek gösterelim…
Yapılacak en sağlıklı şey, kendimizi suçlamadan, yaşananları kabul etmekte…
Ne kadar zor görünsede, bu kadar basit işte…